İnsan vücudunda yürümek, koşmak, eğilmek, bir nesneyi kaldırmak, yazı yazmak ve yüz ifadeleri oluşturmak gibi çok sayıda hareket gerçekleşir.
Bu hareketler yalnızca kasların çalışmasıyla meydana gelmez. Kemikler, eklemler, kaslar, tendonlar, bağlar ve sinir sistemi birlikte çalışır.
Vücuda destek sağlayan, iç organları koruyan, vücuda şekil veren ve hareketin gerçekleşmesine katkıda bulunan yapıların tamamı destek ve hareket sistemi içinde değerlendirilir.
Sinirsel komut → Kasın kasılması → Tendonun çekilmesi → Kemiğin hareketi → Eklemde açı değişimi → Hareket
Kasın oluşturduğu kuvvet tendon aracılığıyla kemiğe aktarılır. Kemik, eklem çevresinde hareket eder. Eklem ise hareketin yönünü ve sınırlarını belirler.
Bir kolun kaldırılması sırasında yalnızca tek bir kas çalışmaz. Bazı kaslar kasılır, bazı kasların etkinliği azalır, eklem uygun yönde hareket eder ve vücut dengesi korunur.
Aynı anda gerçekleşen bu olaylardan biri aksarsa hareket:
Bir uyaranın algılanmasının ardından sinir sisteminin kaslara komut göndermesi ve kas-iskelet sisteminin buna uygun hareket oluşturması, harekete dayalı tepki olarak değerlendirilebilir.
Örneğin havaya atılan bir topu yakalarken gözlerden gelen bilgi beyinde değerlendirilir. Kolun konumu ayarlanır, omuz ve dirsek eklemleri hareket eder, farklı kaslar sıralı ve uyumlu biçimde çalışır.
Kemikler canlı ve sürekli yenilenen yapılardır. Kemik dokuda hücreler, organik maddeler ve mineral tuzları bulunur.
Organik maddeler kemiğe belirli ölçüde esneklik sağlarken kalsiyum ve fosfat gibi mineral maddeler kemiğin sertliğine ve dayanıklılığına katkıda bulunur.
| Yapı | Temel özellik veya görev |
|---|---|
| Kemik zarı | Kemiğin dış yüzeyini örter; beslenme, onarım ve kas-tendon bağlantıları açısından önemlidir. |
| Sert kemik doku | Kemiğin dayanıklı dış bölümünü oluşturur. |
| Süngerimsi kemik doku | Gözenekli yapıdadır; kemiğin hafif ve dayanıklı olmasına katkı sağlar. |
| Kırmızı kemik iliği | Kan hücrelerinin üretildiği dokudur. |
| Sarı kemik iliği | Yağ bakımından zengin bir dokudur ve özellikle uzun kemiklerin gövde bölümünde bulunabilir. |
| Eklem kıkırdağı | Hareketli eklemlerde kemik uçlarını örter ve sürtünmeyi azaltır. |
| Kemik çeşidi | Genel özelliği | Örnek |
|---|---|---|
| Uzun kemik | Boyu en ve kalınlığından fazladır. | Kol ve bacak kemikleri |
| Kısa kemik | Boy, en ve kalınlık ölçüleri birbirine yakındır. | El ve ayak bileği kemikleri |
| Yassı kemik | Geniş yüzeyli ve görece ince yapıdadır. | Kafatası, kaburga ve kürek kemiği |
| Düzensiz kemik | Belirli bir geometrik şekle uymaz. | Omurlar ve bazı yüz kemikleri |
| Susamsı kemik | Tendonların içinde gelişerek kuvvetin aktarılmasına katkı sağlayabilir. | Diz kapağı kemiği |
Kemikler kendi başlarına kasılamaz ve hareket oluşturamaz. İskelet kasları tendonlarla kemiklere bağlanır. Kas kısaldığında kemiği çeker ve kemik eklem çevresinde hareket eder.
Kemik yalnızca mineral maddelerden oluşsaydı çok sert fakat kırılgan olabilirdi. Yalnızca organik maddelerden oluşsaydı yeterince dayanıklı olmazdı.
Organik ve inorganik bileşenlerin birlikte bulunması kemiğin hem taşıma kuvvetine dayanmasına hem de sınırlı ölçüde esneklik göstermesine katkı sağlar.
Kıkırdak, kemik dokudan daha esnek olan bir bağ dokudur. Bazı organların şeklini korur, kemiklerin gelişimine katkı sağlar ve eklemlerde hareketi kolaylaştırır.
| Kıkırdak çeşidi | Temel özelliği | Bulunduğu yerlere örnek |
|---|---|---|
| Hiyalin kıkırdak | Yüzeyi düzgün, dayanıklı ve görece esnektir. | Eklem yüzeyleri, burun, soluk borusu ve kaburga uçları |
| Elastik kıkırdak | Esnek lifler bakımından zengindir ve kolay şekil değiştirir. | Kulak kepçesi ve bazı solunum yolu yapıları |
| Lifli kıkırdak | Basınca ve çekmeye karşı dayanıklıdır. | Omurlar arası diskler ve bazı eklem içi destek yapıları |
Hareketli eklemlerde kemiklerin birbirine bakan uçları hiyalin kıkırdakla örtülüdür. Bu yüzey:
Kıkırdak dokunun damar bakımından sınırlı olması, besin ve oksijenin hücrelere ulaşmasını yavaşlatabilir. Bu nedenle kıkırdak yaralanmalarının onarımı bazı dokulara göre daha uzun sürebilir.
Eklem yüzeylerini örten kıkırdak doku tamamen aşınırsa kemiklerin hareketi, eklemde oluşan sürtünme ve kişinin ağrı hissetmesi nasıl etkilenebilir?
İki veya daha fazla kemiğin birbirleriyle bağlantı kurduğu bölgelere eklem denir.
Eklemler yalnızca hareket sağlamakla görevli değildir. Kemiklerin bir arada tutulmasına, kuvvetin aktarılmasına ve vücut duruşunun korunmasına da katkı sağlar.
| Eklem çeşidi | Hareket özelliği | Örnek |
|---|---|---|
| Oynamaz eklem | Kemikler arasında belirgin hareket görülmez. | Kafatası kemikleri arasındaki bağlantılar |
| Yarı oynar eklem | Sınırlı hareket gerçekleşir. | Omurlar arasındaki bağlantılar |
| Oynar eklem | Geniş veya belirgin hareketlere izin verir. | Omuz, dirsek, kalça ve diz eklemleri |
| Yapı | Bağladığı yapılar | Temel görevi |
|---|---|---|
| Tendon | Kas ile kemik | Kas kuvvetini kemiğe aktarır. |
| Bağ | Kemik ile kemik | Eklemi destekler ve hareket sınırlarını korur. |
Eklemin şekli, kemik yüzeylerinin birbirine uyumu, bağların yerleşimi ve çevresindeki kasların düzeni hareketin yönünü belirler.
Bir eklemin sınırsız hareket etmesi yararlı değildir. Aşırı hareket kemik, bağ, kıkırdak, damar ve sinirlerin zarar görmesine neden olabilir.
Bağlar, eklem kapsülü ve çevredeki kaslar eklemin güvenli hareket sınırları içinde kalmasına katkı sağlar.
Kas hücreleri kasılabilme özelliğine sahiptir. Kasların kasılması kimyasal enerjinin mekanik kuvvete dönüştürülmesini sağlar.
İnsan vücudunda üç temel kas çeşidi bulunur:
| Kas çeşidi | Bulunduğu yer | Çalışma özelliği | Temel işlev |
|---|---|---|---|
| İskelet kası | Çoğunlukla kemiklere bağlıdır | Genellikle istemli hareketlerle ilişkilidir | Vücut hareketi, duruş ve ısı üretimi |
| Düz kas | İç organların ve damarların duvarlarında | İstem dışı çalışır | Organ içeriklerinin ilerletilmesi ve çap değişiklikleri |
| Kalp kası | Kalbin yapısında | İstem dışı ve ritmik çalışır | Kanın pompalanması |
İskelet kaslarının uç bölümlerinde bulunan dayanıklı bağ dokulu tendonlar kası kemiğe bağlar.
Kas kasıldığında oluşturulan çekme kuvveti tendona, tendondan da kemiğe aktarılır.
Kas → Tendon → Kemik → Eklem çevresinde hareket
Kaslar aktif olarak yalnızca çekme kuvveti oluşturur. Bir kemiği ters yönde hareket ettirmek için genellikle başka bir kasın devreye girmesi gerekir.
Hayır. Kas kasıldığı hâlde kemiğin konumu değişmeyebilir. Örneğin ağır bir cismi hareket ettirmeden elde tutarken kaslar kuvvet oluşturur ancak eklem açısı belirgin biçimde değişmeyebilir.
Kasların bu tür çalışması vücut duruşunun ve eklem kararlılığının korunmasına katkı sağlar.
İskelet kasının aktin, miyozin ve sarkomer düzeyindeki kasılma mekanizması bir sonraki konuda ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Bir eklemde birbirine ters yönlü hareketlerin oluşturulabilmesi için kaslar çoğunlukla işlevsel çiftler hâlinde çalışır.
Bir hareketi oluştururken birbirine karşıt görev yapan kaslara antagonist kaslar denir.
Dirsek bükülürken:
Bükücü kas kasılır → Tendon kemiği çeker → Dirsek açısı küçülür
Dirsek açılırken:
Açıcı kas kasılır → Tendon kemiği çeker → Dirsek açısı büyür
| Hareket | Etkinliği artan kas | Etkinliği azalan kas | Eklemdeki değişim |
|---|---|---|---|
| Dirseğin bükülmesi | Bükücü kas | Açıcı kas | Açı küçülür |
| Dirseğin açılması | Açıcı kas | Bükücü kas | Açı büyür |
Günlük hareketlerde bir kasın etkinliği artarken karşıt kasın etkinliği genellikle azalır. Ancak eklemin kararlılığını artırmak veya hassas bir hareket yapmak gerektiğinde karşıt kaslar aynı anda belirli ölçüde etkin olabilir.
Bu duruma örnek olarak dolu bir bardağın dökülmeden taşınması verilebilir. Kol kasları yalnızca hareket oluşturmakla kalmaz, eklemin titremesini ve kontrolsüz hareketini de sınırlar.
Kas, kemik ve eklemlerin birlikte bulunması hareket için yeterli değildir. Bu yapıların doğru zamanda, uygun sırada ve gereken kuvvette çalışması sinir sistemi tarafından düzenlenir.
Beyin ve omurilik → Motor nöron → Kas → Tendon → Kemik → Eklem → Hareket
Kaslarda, tendonlarda ve eklemlerde bulunan reseptörler vücut bölümlerinin konumu, kasların gerilmesi ve eklem açısı hakkında sinir sistemine bilgi gönderir.
Bu reseptörlerden gelen bilgiler sayesinde kişi gözleri kapalıyken bile kolunun bükülü mü yoksa açık mı olduğunu belirli ölçüde anlayabilir.
Boş olduğu düşünülen bir bardak beklenenden daha ağırsa, ilk uygulanan kas kuvveti yetersiz kalabilir. Kas ve eklem reseptörlerinden gelen bilgiler sinir sistemine ulaşır. Sinir sistemi daha fazla motor birimin çalışmasını sağlayarak kas kuvvetini artırabilir.
Bu olay hareketin önceden hazırlanmış değişmez bir komut olmadığını, hareket sırasında sürekli olarak düzenlendiğini gösterir.
Ayakta durmak hareketsizlik gibi görünse de çok sayıda kas sürekli küçük düzenlemeler yapar.
Duruşun korunmasında:
birlikte görev yapar.
İskelet kaslarının oluşturduğu kuvvet, kemikler ve eklemler aracılığıyla harekete dönüştürülür. Bu çalışma biçimi mekanik kaldıraç sistemlerine benzetilebilir.
| Mekanik kavram | Vücuttaki karşılığı |
|---|---|
| Kaldıraç kolu | Kemik |
| Destek noktası | Eklem |
| Kuvvet | Kasın tendon aracılığıyla oluşturduğu çekme |
| Yük veya direnç | Vücut bölümü ya da taşınan nesne |
Ön kolun yukarı kaldırılması sırasında:
Kasın kemiğe bağlandığı nokta ekleme yakın olduğu için kasın oluşturması gereken kuvvet, kaldırılan yükten daha büyük olabilir. Buna karşılık el geniş ve hızlı bir hareket yapabilir.
| Hareket | Görev alan temel yapılar | Eş güdüm gereksinimi |
|---|---|---|
| Yürüme | Kalça, diz ve ayak bileği eklemleri; bacak kasları; omurga | Sağ ve sol bacağın sıralı hareketi ile dengenin korunması gerekir. |
| Merdiven çıkma | Kalça ve diz çevresindeki kaslar, eklemler ve kemikler | Vücut ağırlığının yukarı taşınması için kuvvet ve denge birlikte sağlanır. |
| Top yakalama | Göz, sinir sistemi, omuz-dirsek-el eklemleri ve kol kasları | Görsel bilgiye göre hareketin yönü ve zamanı sürekli ayarlanır. |
| Yerden yük kaldırma | Omurga, kalça, diz eklemleri ve gövde-bacak kasları | Yükün dengeli dağıtılması ve omurganın korunması gerekir. |
| Ayakta durma | Omurga, alt ekstremite eklemleri ve duruş kasları | Küçük kasılmalarla ağırlık merkezinin sürekli düzenlenmesi gerekir. |
Kas zarar görürse: Yeterli kuvvet oluşturulamayabilir.
Tendon koparsa: Kas kasılsa bile kuvvet kemiğe etkili biçimde aktarılamaz.
Bağ zarar görürse: Eklem kararlılığı azalabilir ve hareket kontrolsüzleşebilir.
Eklem kıkırdağı aşınırsa: Sürtünme ve ağrı artabilir, hareket zorlaşabilir.
Motor sinir zarar görürse: Kas sağlam olsa bile gerekli sinirsel komut kasa ulaşamayabilir.
Kemik kırılırsa: Kaldıraç bütünlüğü bozulur ve kuvvetin aktarılması aksar.
1. “Hareketi kemikler oluşturur.”
Kemikler kuvvet üretmez. Kasların oluşturduğu kuvveti eklemler çevresinde harekete dönüştürür.
2. “Kaslar kemikleri iter ve çeker.”
Kaslar yalnızca çekme kuvveti oluşturur. Ters yönlü hareket için karşıt çalışan başka kaslar görev alır.
3. “Tendon ile bağ aynı yapıdır.”
Tendon kası kemiğe, bağ ise kemiği kemiğe bağlar.
4. “Hareket sırasında yalnızca kasılan kas önemlidir.”
Karşıt kasın etkinliği, eklem kararlılığı, sinirsel geri bildirim ve denge de hareketin kalitesini belirler.
5. “Ayakta dururken kaslar çalışmaz.”
Vücut duruşunu koruyabilmek için çok sayıda kas düşük düzeyde ve sürekli olarak çalışır.
“Hareketin Oluşumu” başlıklı bir bilgi görseli hazırlayınız. Görselinizde aşağıdaki kavramları oklarla doğru sırada ilişkilendiriniz:
Uyaran, duyu organı, merkezî sinir sistemi, motor nöron, iskelet kası, tendon, kemik, eklem, hareket ve duyusal geri bildirim.
Bir sporcunun diz çevresindeki bağları zarar görmüş ancak kemikleri, kasları ve motor sinirleri sağlamdır.
Bu sporcunun kasları kuvvet oluşturabildiği hâlde koşma ve yön değiştirme sırasında neden dengesizlik yaşayabileceğini; bağların eklem kararlılığındaki görevini kullanarak açıklayınız.
“Güçlü kaslara sahip olmak, her zaman kontrollü ve sağlıklı hareket etmek için yeterlidir.” ifadesini kemik, eklem, tendon, bağ ve sinir sisteminin görevlerinden yararlanarak değerlendiriniz.