Doğal seçilim kuramına göre bir türün iki farklı popülasyonu oluşturması aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Bu olayla ilgili olarak,
I. Başlangıçtaki popülasyonda bireyler arasında bulunan farklılıklar, yeni popülasyonların oluşmasında etkili olmuştur.
II. Yeni oluşan popülasyonlar arasında genetik alışverişin devam etmesi, türlerin farklılaşmasını hızlandırır.
III. Başlangıçtaki popülasyonun iki ayrı popülasyona ayrılmasında coğrafik bir engel etkili olmuş olabilir.
İfadelerinden hangileri söylenebilir?
Bir araştırmacı, belli bir bölgede yaşayan insanlar üzerinde yaptığı bazı çalışmalar sonucunda şu veriler i elde ediyor;
- Ülkenin sığırların yaşaması için uygun koşullar taşımayan güney kesiminde yaşayan kabilelerinde; süt, sütten kesilme yaşından sonra, geleneksel besinin bir parçası olmaktan çıkar ve bu kabilelere ait bireyler sütte bulunan laktozu sindiremezler.
- Sığırlar için uygun koşullar taşıyan kuzey kesiminde, göçebe olarak yaşayan kabileler ise, binlerce yıldır süt ineği beslerler ve bunlarda laktoz sindirimi ömür boyu devam eder.
Bu verilere göre;
I. Laktozun sindirilmesiyle ilgili enzimleri ürettiren gen veya genler kalıtsal olarak dölden döle aktarılır.
II. Bireylerin yaşadıkları ortamlar ve beslenme şekilleri, genlerin işleyişini etkileyerek bazı enzimlerin üretilmesini engelleyebilir.
III. Güney kesimlerinden kuzey kesimlere doğru göç eden insanlarda, laktoz sindirimini sağlayan enzim hemen sentezlenmeye başlar.
İfadelerinden hangileri doğrudur?
İlkel dünya şartlarında, okyanuslarda ve denizlerde organik moleküllerin oluştuğu kabul edilir. Reaksiyonlar sonucu meydana gelen ilk organik moleküllerin proteinler olduğu ileri sürülmektedir. protein moleküllerinin bazıları zamanla enzim özelliği kazanmış ve diğer moleküllerin oluşmalarını hızlandırmıştır. Bu ortamda oluşan nükleik asitler, proteinlerle birleşerek nükleoproteinleri meydana getirmiştir. Nükleoproteinler de ilk önce koaservat denilen ön hücreye sonra da kendi kopyalarını yapabilen basit canlılara dönüşmüştür.
Bu verilere göre canlıların oluşumunda aşağıdaki olaylardan hangisi ilk önce gerçekleşmiştir?
► Bir canlı türünde bireyler arasında karakter bakımından önemli ölçüde farklılıklar bulunmaktadır. Yani tür içinde aynı genleri paylaşan bireyler birbirlerinden farklıdır. Bir popülasyon içinde gözlenebilen karakteristik farklılıklara varyasyon denir.
► Varyasyonlar genetik ve genetik olmayan olarak iki grupta incelenir.
► Genetik olan varyasyonlar; üreme hücrelerindeki mutasyon, mayoz ve eşeyli üreme ile gerçekleşirken genetik olmayan varyasyonlar ise sıcaklık, ışık miktarı, beslenme, kimyasal maddeler ve mekanik etkiler gibi çevresel faktörlerle ortaya çıkan modifikasyonlardır.
► Çevresel şartlar devamlı değişim içindedir. Bu şartlar kendine uyumlu özelliklere sahip bireylerin yaşama ve üreme şanslarını artırırken uyum gösteremeyen bireylerin elenmesine neden olur. Bu nedenle gelecek nesiller, çevresel şartlara uyumlu özellikleri taşıyan bireylerden oluşur.
► Türler, nesilden nesile geometrik dizi şeklinde artma eğilimi gösterir.
► Canlılar yaşamak için gerekli besin, su, ışık ve diğer çevresel faktörler bakımından rekabet hâlinde olup bu rekabetle başarılı olan bireyler yaşarken diğerleri elenir.
► Canlılarda sayıca artma eğilimi olduğu hâlde, bir türdeki birey sayısı bu rekabetten dolayı hemen hemen sabit kalır.
► Her türün bireyleri arasında genetik farklılıklar gerçekleşebilir ve yeni kalıtsal varyasyonlar gözlenebilir. Sonuçta bazı kalıtsal varyasyonlara sahip bireylerin belirli bir çevrede yaşama şansı artarken diğer bireyler elenir.
► Çevre şartlarına uygun kalıtsal varyasyonlara sahip olan bireylerin yaşama şansı, diğer bireylere oranla daha fazla olacaktır.
► Bu durumun sonucu olarak çevreye uygun varyasyonlara sahip bireylerin sayısında artma, diğer bireylerin sayısında ise bir azalma beklenebilir.
► Aynı türün bireyleri arasındaki varyasyonlar, değişik çevrelerde, farklı şekillerde seçilime uğrar.

► Bu seçilim sonucunda zamanla nesiller arasındaki farklar daha belirgin hâle gelerek bir türden, yeni türler gelişir.
► Belirli kalıtsal özelliklere sahip olan bireylerin, değişen çevre koşullarında, bu özelliklerinden dolayı diğer bireylere göre yaşama ve üreme şanslarının daha yüksek olmasına doğal seçilim denir.
► Doğal seçilim, çevreye uygun varyasyonlara sahip bireylerin yaşayıp diğerlerinin elenmesidir. Bu durum, canlıların çevreye uyum sağlamalarına yani adaptasyona neden olur.
► Adaptasyon, canlı türlerinin yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal özelliklerdir.
► Örneğin DDT, böcek ilacıdır. Ancak DDT’nin ilk kullanıldığı bölgede hemen hemen bütün sinekler, ilacın etkisiyle ölmüştür. Bununla beraber pek az sayıda birey, sahip olduğu varyasyonlardan dolayı DDT’den zarar görmemiştir. Bu bireyler DDT’li ortamlarda yaşama ve üreme şanslarını artırdıklarından o bölgede dayanıklı bireylerin sayısı sonraki yıllarda artmıştır. İlerleyen zamanlarda ise DDT’ye dayanıklı sinekler yaşamaya devam etmiştir.
► Dayanıklı varyasyona sahip sinekler, başlangıçta çok az sayıda olduğu hâlde DDT kullanılan bölgelerde sinek topluluklarının hemen hemen tümünü meydana getirmiştir. DDT’nin kullanılması, dayanıksız sinekler yerine dayanıklı sineklerin yaygın hâle gelmesini sağlayan seçici bir faktör olmuştur. Yani DDT, bir çevre faktörü olarak ortaya çıkmış, seçilime sebep olmuştur.
► Bir türün bireyleri arasındaki kalıtsal varyasyonlar üzerinde de biraz durmalıyız. Çünkü doğal seçilimin işlemesi için her şeyden önce aynı türe ait bireyler arasında farklı kalıtsal özellikler taşıyan bireylerin bulunması gerekir
► Bir canlının sahip olduğu bütün kalıtsal özelliklerin eşey hücreleri yoluyla nesilden nesile geçtiğini biliyoruz. Eşey hücrelerinin çekirdeklerindeki kalıtımı aktaran maddenin kimyasal yapısında radyasyon, X ışınları, UV ışınlar, kimyasal maddeler,
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını aç