Homeostazinin Sağlanamadığı Durumlar
Öğrenci Plus
Ders kitabı çalışması
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleHomeostazi, vücuttaki değerlerin hiç değişmemesi değil; değişen iç ve dış koşullara rağmen bu değerlerin yaşam için uygun sınırlar içinde tutulmasıdır. Düzenleyici mekanizmalar yeterli yanıt oluşturamadığında homeostatik denge bozulabilir ve sağlık problemleri ortaya çıkabilir.
Bu bölümde homeostazinin bozulmasıyla ilişkili olarak özellikle diabetes mellitus, diabetes insipidus, kan basıncı anormallikleri ve obezite ele alınır.
Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
Diabetes mellitus, insülin salgısının yokluğu ya da hedef dokuların insüline duyarlılığının azalması sonucunda karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasının bozulduğu bir durumdur.
Sağlıklı bireylerde pankreastan salgılanan insülin, hedef hücrelerdeki reseptörlere bağlanarak glikozun hücre içine alınmasını ve enerji üretiminde kullanılmasını destekler.
Tip 1 Diabetes Mellitus
Tip 1 diyabette temel sorun, pankreasın yeterli insülin üretememesidir. İnsülin yetersiz olduğunda glikozun hücrelere girişi azalır ve kan glikozu yüksek düzeyde kalabilir.

İnsülin yetersizliği → Hücrelere glikoz girişinin azalması → Kanda glikoz birikmesi → Kan glikozu homeostazisinin bozulması
Tip 2 Diabetes Mellitus
Tip 2 diyabette pankreas insülin üretmesine rağmen hedef hücrelerin insüline verdiği yanıt azalır. Bu duruma insülin direnci denir.
Hücrelerin insüline yeterli yanıt verememesi glikozun hücre içine girişini zorlaştırır ve kan glikozunun uygun aralıkta tutulmasını engelleyebilir.
Tip 1 diyabet: İnsülin üretimi yetersizdir.
Tip 2 diyabet: Hedef dokuların insüline duyarlılığı azalmıştır.
Diabetes İnsipidus (Ozmotik Denge Bozukluğu)
ADH, özellikle böbreklerin toplayıcı kanallarında suyun kana geri emilmesini artırarak vücudun su dengesinin korunmasına katkı sağlar.

ADH'nin yetersiz üretilmesi ya da dolaşımdaki ADH



