Midenin salgıladığı hidroklorik asit nedeniyle mide içindeki pH düşüktür. Ağızda veya ince bağırsakta görev yapan birçok sindirim enziminin çalışabileceği uygun pH değeri mide ortamından farklıdır.
Enzim bulunduğu ortamın pH değerine uygun değilse enzimin yapısındaki ve özellikle substratın bağlandığı aktif bölgedeki özellikler değişebilir. Bunun sonucunda enzim ile substrat arasındaki uyum azalır ve enzimin çalışma hızı düşer.
Tohum çimlenmeye başladığında depolanmış besinlerin kullanılabilmesi, hücrelerin enerji elde edebilmesi ve yeni yapıların oluşturulabilmesi için birçok enzim görev yapar.
Sıcaklığın düşük olduğu ortamlarda moleküllerin hareketi yavaşlar. Enzim ve substratların karşılaşma sıklığı azalır ve enzimlerin çalışması yavaşlar. Bu nedenle tohumdaki metabolik olaylar daha yavaş gerçekleşir.
Oda sıcaklığı tohumun çimlenmesi için uygun bir aralıktaysa enzimler daha etkin çalışır ve tohum daha erken çimlenebilir.
Tohumun çimlenebilmesi için suya ihtiyaç vardır. Tohum su aldığında birçok enzim etkinleşir ve depolanmış besinlerin kullanılmasına yönelik metabolik olaylar başlar.
Tohum kuru tutulduğunda yeterli su bulunmadığı için bu olaylar büyük ölçüde yavaşlar. Serin ortamda ise düşük sıcaklık enzimlerin çalışma hızını azaltır.
Ayrıca kuru ve serin koşullar, tohumların erken çimlenmesini ve bazı bozulma süreçlerinin hızlanmasını azaltarak daha uzun süre saklanmasına yardımcı olur.
| Etken | Enzim Üzerindeki Etkisi | Bu Bölümdeki Örnek |
|---|---|---|
| pH | Her enzimin en iyi çalıştığı belirli bir pH aralığı vardır. Uygun olmayan pH enzimin etkinliğini azaltabilir. | Midenin asidik ortamında birçok sindirim enziminin çalışamaması |
| Düşük sıcaklık | Enzimlerin çalışma hızını ve metabolik olayları yavaşlatır. | Soğuk ortamda bekletilen tohumların daha geç çimlenmesi |
| Uygun sıcaklık | Enzim-substrat karşılaşmalarının uygun hızda gerçekleşmesini sağlar. | Oda sıcaklığındaki tohumların uygun koşullarda daha erken çimlenmesi |
| Çok yüksek sıcaklık | Enzimin yapısını bozabilir ve çalışmasını azaltabilir ya da durdurabilir. | Aşırı sıcak ortamın çimlenmeyi olumsuz etkilemesi |
İlk bakışta mide, tohumların çimlenmesi ve tohumların saklanması birbirinden farklı olaylar gibi görünmektedir.
Ancak üç olayın da ortak noktası enzimlerin çevre koşullarından etkilenmesidir.
Enzimlerin çalışması yalnızca enzimin ve substratın bulunmasına bağlı değildir. pH ve sıcaklık gibi çevre koşullarının da uygun olması gerekir.
Her enzimin en iyi çalıştığı koşullar birbirinden farklı olabilir. Örneğin pepsin asidik mide ortamında çalışabilirken başka sindirim enzimleri farklı pH değerlerinde daha iyi çalışır.
Sıcaklık da enzimlerin çalışma hızını etkiler. Düşük sıcaklık genellikle enzim faaliyetlerini yavaşlatırken uygun sıcaklık çalışma hızını artırabilir. Ancak sıcaklığın gereğinden fazla yükselmesi, enzimin yapısının bozulmasına ve etkinliğinin azalmasına neden olabilir.
Bu nedenle canlılarda gerçekleşen kimyasal olayların düzenli biçimde devam edebilmesi için enzimlerin uygun ortam koşullarında çalışması büyük önem taşır.
Hamurun mayalanması, enzimlerin ortam koşullarına bağlı çalışmasına günlük yaşamdan bir örnektir. Maya hücreleri hamurdaki besinleri kullanırken enzimlerinin yönettiği metabolik reaksiyonlar gerçekleşir. Oluşan karbondioksit, hamurun kabarmasına katkı sağlar. Hamurun uygun sıcaklıkta bekletilmesi bu süreçlerin yeterli hızda gerçekleşmesini kolaylaştırır.
Ders kitabındaki örnekte hamur yaklaşık 30–35 °C sıcaklıktaki bir ortamda bekletilir. Ortam çok soğuk olduğunda maya hücrelerinin metabolik etkinliği ve hamurun kabarması yavaşlar. Sıcaklığın aşırı yükselmesi ise enzimlerin yapısını ve hücrelerin canlılığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle uygun reaksiyon ortamı, enzimlerin görev yapabilmesi açısından önemlidir.
Bu bölümde enzimlerin çalışma koşullarını sıcaklık ve pH üzerinden inceleyecek; katalaz aktivitesinin nasıl gözlenebildiğini ve deney sonuçlarının nasıl yorumlandığını açıklayacağız.
Enzimler reaksiyonların aktivasyon enerjisini düşürerek dönüşümleri hızlandırır. Ancak ortamda enzim ve substratın bulunması, her koşulda aynı hızda reaksiyon gerçekleşeceği anlamına gelmez. Sıcaklık ve pH, enzimin substratıyla etkileşimini ve işlevini etkiler.
Enzim aktivitesi, enzimin katalizlediği reaksiyonun hızıyla ilişkilidir. Belirli bir süre içinde oluşan ürün veya tüketilen substrat miktarı ölçülerek değerlendirilebilir. Bir enzimin en yüksek etkinliği gösterdiği sıcaklığa optimum sıcaklık, pH değerine ise optimum pH denir. Bu değerler enzimin türüne ve ölçüm koşullarına göre değişebilir.
Düşük sıcaklıkta moleküllerin hareketi yavaşlar. Enzim ile substratın karşılaşmaları azalır ve reaksiyon hızı düşer. Enzimin yapısı korunmuşsa ortam yeniden uygun sıcaklığa getirildiğinde aktivitesi artabilir. Bu nedenle düşük sıcaklıkta yavaşlayan bir reaksiyon, enzimin mutlaka kalıcı olarak bozulduğu şeklinde yorumlanmamalıdır.
Uygun bir aralıkta sıcaklık yükseldiğinde moleküllerin hareketi ve enzim–substrat karşılaşmaları artar. Reaksiyon optimum sıcaklığa kadar hızlanabilir. İnsanlardaki birçok enzimin optimum sıcaklığı yaklaşık 35–40 °C aralığındadır; bütün enzimler için tek bir optimum sıcaklık yoktur.
Yüksek sıcaklıkta protein yapılı enzimin üç boyutlu yapısı bozulabilir. Denatürasyon nedeniyle aktif bölge uygun yapısını kaybettiğinde substratın bağlanması ve katalitik dönüşüm zorlaşır. Aktivite azalır; yapının ağır biçimde bozulduğu koşullarda ilgili enzim işlevini kaybedebilir. Bu etkinin derecesi enzime, sıcaklığa ve bu sıcaklıkta bekleme süresine bağlıdır.
Günlük yaşamla bağlantı: Gıdaların serin ortamda saklanması birçok enzimatik süreci ve mikroorganizmanın metabolizmasını yavaşlatır. Hamur, yoğurt veya peynir üretiminde ise ilgili mikroorganizmaların ve enzimlerin çalışabileceği uygun sıcaklıkların sağlanması önemlidir.
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleÖğrenci Plus
Bu çalışmanın açıklamalı çözümüne Öğrenci Plus ile erişebilirsiniz.
Paketleri inceleKonu İle İlgili Çalışma Soruları
Enzimler endüstriyel ve sağlık alanlarında, çevre temizliğinde, bilimsel çalışmalarda sıklıkla kullanılan biyolojik katalizörlerdir. Tepkimelerin daha düşük sıcaklıkta, hızlı olarak gerçekleşmesine olanak sağlarlar. Örneğin proteaz, laktaz, lipaz gibi bazı enzimler eczacılıkta sindirimi kolaylaştırıcı, deterjanların yapısına katılarak temizleyici ve dericilikte hayvan derisindeki kılların arındırılmasında veya yumuşatılmasında kullanılmaktadır. Yağların kalitesini, meyve sularının berraklığını artırmada, mürekkebin temizlenmesinde de yine enzimlerden yararlanılmaktadır.
Enzimlerin ilaç, deterjan vb. maddelerin yapısına katılıp işlev yapabilmesi hangi özelliği ile doğrudan ilgilidir?
Bir disakkarit olan maltozun enzim yardımıyla glikoza hidrolizi gösterilmiştir.

Bu tepkime ile ilgili olarak;
I. Substrat değişmeden çıkar.
II. Serbest enzim değişmeden çıkar.
III. Substrat ile enzim geçici olarak birbirine bağlanır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Erkek eşey hormonu olarak bilinen “testosteron” bir lipit çeşidi olan steroit yapısındadır. “Anabolik Steroitler” ise testosteronun etkilerini taklit eden ilaçlardır. Bu ilaçlar geri kalmış kemik gelişimi, erkeklerde gecikmiş ergenlik, bazı kanser çeşitleri ve AIDS gibi hastalıkların tedavisinde doktor kontrolünde kullanılmaktadır. Ancak bazı kişiler hiçbir sağlık sorunu olmadığı halde, yağ oranını azaltıp kas kitlesini artırmak için anabolik steroitleri kullanmaktadır. Bu ilaçları bilinçsizce ve yüksek dozda kullanan erkek bireylerde testis fonksiyonlarında ve sperm üretiminde azalma, prostat ve meme dokusunda büyüme, vücutta aşırı kıllanma, kellik, kan basıncında artma ve karaciğerde fonksiyon bozukluğu gibi birçok sağlık sorununun ortaya çıktığı bilinmektedir.
Bu ilaçlar ve etkileri hakkında aşağıda verilen açıklamalardan hangisi söylenemez?
Enzimlerin substratları tanıyan protein yapılı kısmına apoenzim denir. Apoenzim ile substrat, yüzey ilişkisi sayesinde birbirlerini tanır ve zayıf etkileşimli bağlar ile birbirlerine tutunurlar.
Apoenzimlerin karbonhidrat ve lipit yapılı olmayıp proteinden oluşmalarının nedeni;
I. protein üretiminin karbonhidrat ve lipitlerden kolay gerçekleşmesi,
II. karbonhidrat ve lipitlerin enerji üretiminde daha fazla kullanılması,
III. proteinlerin DNA gen bilgisine göre sentezlenmesi
ifadelerinden hangileridir?